
Daniskaya Çevreci Yanıt:
Yakın Çevreni Değil Çevreyi Koru
Geçtiğimiz günlerde ardarda çevrecilere saldıran, kendini çevrecinin daniskası, çevrecileri de boş işlerle uğraşanlar olarak ilan eden Başbakan Tayyip Erdoğan'a tepki geldi. Pazar günü Galatasaray Lisesi önünde toplanan Çevre Dostları yere bir kırmızı halı serip koltuk koydular. Topluluk adına konuşan Barışapedal Grubundan Pınar Demircan, Türkiye'nin çevre sorunlarını konuşmak için Başbakanı faks ve e-posta ile çağırdıklarını, ancak çevrecinin daniskası Başbakan'ın gelmediğini belirtti.
"Nükleer Değil Alternatif Enerji" yazılı pankart açan grup "Yakın Çevreni Değil Çevreyi Koru" diyerek Başbakan'ı uyardı. "Nükleer Güvenlidir, Dünya Düzdür, Tayyip Çevrecidir, O Halde Eşşekler de Uçabilir", "İşimiz Gücümüz Çevreyi Korumak" yazılı dövizler İstiklal Caddesinden geçenlerin ilgisini çekti.
Barışapedal, Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu, Ekolojik Ütopyalar Derneği,
Genç-Sen, Hekimler Derneği, SODEV ve Sokak Çocukları tarafından desteklenen basın açıklamasını okuyan Pınar Demircan, "Tükiye'nin rüzgar enerjisi potansiyeli 88 bin MW'ın üzerinde. Kurulması düşünülen üç nükleer santralin kapasitesi ise toplam sadece 5000 MW olacak. Yalnızca tesisat kaçaklarından kaynaklanan kaybın önüne geçilse bundan daha fazla elektrik kazancı sağlanabilir. Yanıbaşımızdaki Çernobil faciasının ağır etkilerini Karadeniz halkı ciddi bir biçimde yaşamaktayken, "Santral Sinop'ta değil Akkuyu'da yapılacak, adresi bile yanlış biliyorlar" demek ayıp değil midir? Akdeniz Bölgemizdeki insanlar bu ülkenin vatandaşı değil midir? Önce nereye yapılırsa yapılsın, bundan zararlı çıkacak Anadolu toprakları ve dünyamızdır. Çevrecinin daniskası olarak Sayın Başbakanımızın bunun farkında olması gerekmektedir.” dedi. Pınar Demircan sözlerini şöyle tamamladı: “Biz derelerimizi, ormanlarımızı, kıyılarımızı, kaplumbağalarımızı, Hasankeyfimizi, Kaz Dağlarımızı, Munzur ve Fırtına Vadilerimizi seviyoruz, seveceğiz, koruyoruz, koruyacağız. Başbakanımız dahil, herkesi bu duyarlılığa sahip olmaya, çevreyle barışık yaşamaya çağırıyoruz..."
Basın açıklamasının tam metni aşağıdadır. Bu haber kaynak belirtmeden her yerde kullanılabilir.
ÇEVRE DOSTLARI BASIN AÇIKLAMASI
Bizler Türkiye'nin çevre dostlarıyız.
Türkiye'nin çevre sorunlarına dikkat çekmek için burada toplandık.
Kendisini çevrecinin daniskası ilan eden Sayın Başbakanımıza da bir köşe ayırmıştık fakat gördüğünüz gibi kendisi aramızda değil.
Türkiye'nin çevre dostları olarak ilan ediyoruz ki; bizim işimiz gücümüz çevreyi korumaktır.
AKP Hükümeti'nin nükleer planları, ciğerlerimiz üzerinden rant sağlama çabaları, Türkiye'nin tarihi ve doğal zenginliklerini hiçe sayan, çözüm üretmeyen politikaları değişmedikçe kendi mesleklerimizden arda kalan tüm vakti Türkiye'nin çevre sorunlarına ayırmaya kararlıyız.
Sürdürülebilir, sağlıklı ve güvenli bir yaşamın tek koşulu çevreyle uyumlu, doğayla barışık yaşamaktır. İktidara geldiğinden beri sayısız çevre katliamının mimari olan Sayın Başbakanın çevreciliği, yakın çevresini ihya etmek olarak algıladığından kuşku duyuyoruz.
Tükiye'nin rüzgar enerjisi potansiyeli 88 bin MW'ın üzerindedir. Kurulması düşünülen üç nükleer santralin kapasitesi ise toplam 5000 MW olacaktır. Yalnızca tesisat kaçaklarından kaynaklanan kaybın önüne geçilse bundan daha fazla elektrik kazancı sağlanabilir. Yanıbaşımızdaki Çernobil faciasının ağır etkilerini Karadeniz halkı ciddi bir biçimde yaşamaktayken, "Santral Sinop'ta değil Akkuyu'da yapılacak, adresi bile yanlış biliyorlar" demek ayıp değil midir? Akdeniz Bölgemizdeki insanlar bu ülkenin vatandaşı değil midir? Önce nereye yapılırsa yapılsın, bundan zararlı çıkacak Anadolu toprakları ve dünyamızdır. Çevrecinin daniskası olarak Sayın Başbakanımızın bunun farkında olması gerekmektedir.
Ülkemiz;
1. Yer altı sularımızın çekilmesi, akarsu ve göllerimizde su düzeyinin düşmesi ve susuzluk tehlikesi
2. Hasankeyf, Allianoi gibi tarihi yerleşimler, Munzur ve İkizdere gibi doğa harikası vadiler üzerine kurulması planlanan Hidro Elektrik Santraller
3. Yenilenebilir enerji kaynakları olan güneş, rüzgar ve jeotermal enerji potansiyelimizin ne kadarının kullanılabildiği
4. Daha pahalı, daha riskli ve üretim hacmi çok küçük olan Nükleer Enerji politikaları
5. Kaz Dağlarında gerçekleştirilmek istenen altın arama çalışmaları
6. 2B adıyla bilinen Orman arazilerinin satılması
7. Bursa Cargill örneğinde olduğu gibi tarım arazilerinin sanayiye açılması gibi temel çevresel sorunlarla karşı karşıyadır.
Sayın Başbakan'ın eleştirilere tahammüsüzlüğünü her türlü muhalefete saldırgan bir üslupla cevap vermesini doğru bulmuyoruz. İsterdik ki kendisi gerçekten çevreci olsun, karşılıklı oturup neler yapabileceğimizi konuşalım. Bu dünyanın vatandaşı olma ve gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakma sorumluluğuyla dünyamıza hak ettiği saygıyı gösterecek çevre politikalarını hayata geçirelim.
Biz derelerimizi, ormanlarımızı, kıyılarımızı, kaplumbağalarımızı, Hasankeyfimizi, Kaz Dağlarımızı, Munzur ve Fırtına Vadilerimizi seviyoruz, seveceğiz, koruyoruz, koruyacağız. Başbakanımız dahil, herkesi bu duyarlılığa sahip olmaya, çevreyle barışık yaşamaya çağırıyoruz...
31 Ağustos 2008
ÇEVRE DOSTLARI
Barışapedal, Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu, Ekolojik Ütopyalar Derneği,
Genç-Sen, Hekimler Derneği, SODEV, Sokak Çocukları